kizilay_banner_120X600

Ana Sayfa Gündem Erdoğan: OHAL'in sınırlarını biz belirleriz

Erdoğan: OHAL'in sınırlarını biz belirleriz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şu anda OHAL ile uğraşıp duruyorlar. Kusura bakmasınlar. OHAL'in sınırlarını da Batılıların çizmiş olduğu çizgiler içerisinde belirlemeyiz, onun sınırlarını biz belirleriz." dedi.

Giriş Tarihi: 12 Temmuz 2017 Çarşamba 19:40
Erdoğan: OHAL'in sınırlarını biz belirleriz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TOBB Kabul Salonu'nda, Uluslararası Yatırımcılar Derneğince, FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişiminin birinci yılı kapsamında düzenlenen "Uluslararası Yatırımcılarla İstişare Toplantısı"na katıldı.

Konuşmasına "Sizlerle, ilk defa 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşadığımız o karanlık darbe girişiminden yaklaşık iki hafta sonra 2 Ağustos tarihinde bir araya gelmiştik. Bu toplantıda öncelikle darbenin ayrıntılarını paylaşmıştım, ardından da bu olumsuzluğa rağmen ekonomideki gelişmeleri özellikle ifade ederek, geleceğimizin aydınlık olduğunu ifade etmiştim." diye başlayan Erdoğan, Gezi olaylarına ve FETÖ'nün 17-25 Aralık saldırısına rağmen 2013'ün yüzde 8,5'luk bir büyümeyle kapatıldığını anımsattı.

"Türkiye'yi lütfen çevresindeki ülkelerle kıyaslamayın"
Ülkenin 2023 hedeflerinin en önemli ve iddialı boyutunu oluşturan Türkiye'nin bu noktada dünyanın en büyük 10 ekonomisinden birisi haline gelme amacına ulaşmakta kararlı olunduğunun altını çizen Erdoğan, uluslararası yatırımcılara şöyle seslendi:

"Ülkemizde yaşanan gelişmelerin, uluslararası yatırımcıların kafalarında çeşitli soru işaretlerine yol açtığını biliyorum. Ancak şu gerçeğin görülmesini, değerlendirmelerin de buna göre yapılmasını istiyorum. Türkiye, dünyanın en ciddi çatışma ve kriz bölgesinin tam ortasında yer almasına rağmen, istikrar ve güven ortamının tehlikeye düşmesine asla izin vermemiş bir ülkedir. Bu Türkiye'nin en büyük aslında gücüdür. Bunun için Türkiye'yi lütfen çevresindeki ülkelerle kıyaslamayın, onlarla karıştırmayın, onlara benzetmeyin. Türkiye, bu noktada çok farklı ve güçlü bir ülke. Sahip olduğumuz binlerce yıllık devlet geleneği, yaşadığımız coğrafyadaki bin yıllık varlığımız ve geleceği ilişkin iddialı hedeflerimizle biz, farklı bir ülkeyiz."

"G20'mizde en ufak bir gürültü patırtı olmadı"
Hamburg'da düzenlenen G20 Liderler Zirvesi'ne katıldığını da hatırlatan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"G20 Zirvesi için malum Hamburg'daydık, Hamburg yanıyordu, Hamburg her tarafta yıkılıyordu ve on binlerce güvenlik görevlisi her tarafta görevdeydi. Niye? Türkiye'de biz de G20 yaptık ama bizim G20'mizde en ufak bir gürültü patırtı olmadı. En güzel yerde, en lüks otellerde bütün misafirlerimizi ağırladığımız gibi aynı anda bir taraftan G20'yi yaparken bir taraftan Kadın20'yi, Gençlik20'yi, sendikaların 20'sini, İşadamları20'sini yaptık. Hepsini huzur, mutluluk içinde yaptık. Bütün görüştüğüm dostlar da 'Antalya bambaşkaydı.' diyorlar. Biz attığımız adımlarda her zaman dürüst, samimi, kararlı olduk, bununla birlikte de işimizi bilerek yaptık. Şimdi de ben bütün dostlarımıza şunu söylüyorum, lütfen sizler de bize temsilcisi olduğunuz ülkeleriniz ve firmalarınız adına, şunu kendi firmalarınıza ve ülkelerinize anlatmanızda fayda var; Türkiye güvenli bir limandır. Türkiye böyle anlatıldığı gibi 'Yok bilmem basın özgürlüğü yok, fikir, düşünce özgürlüğü yok.' Bunların hiçbirinin olduğu bir ülke değil."

"Dünyanın hiçbir yerinde sınırsız bir özgürlük söz konusu değildir"
Basında sınırsız özgürlüğün söz konusu olamayacağına vurgu yapan Erdoğan, şu görüşlere yer verdi:

"Eğer medya kalkıp da ülkeyi karıştırmak, ülkeyi kendi içinde tahrik etmek için her türlü özgürlük alanını istismar ediyorsa onlar için de yargı var. Yargı onlar için de çalışıyor. Dünyanın hiçbir yerinde sınırsız bir özgürlük söz konusu değildir. Aynı şeyi Batı, orada kendi içindeki özgürlük veya medya mensuplarına da yapmaktadır. Geçelim daha ileri, bizim kendi, oradaki STK temsilcilerimize neler yaptığını biliyoruz. Daha da ileri gidiyorum, bizim bakanlarımıza dahi orada konuşma imkanı vermeyecek kadar Batı, engelleyicidir. İşte son Hamburg G20'de, 'Soydaşlarımızla Almanya'da salon toplantısı yapalım.' dedik. Hamburg olması şart değil, daha başka bir yerde yapabiliriz.' dedik. İzin vermediler biliyor musunuz? Ne oldu özgürlük, niye izin vermiyorsunuz? Siz gelin, burada istediğiniz yerde izin verelim, konuşturalım. Hollanda'yı biliyorsunuz, Belçika'sı öyle, hepsi... Niye? Düşünce özgürlüğünden korkuyorlar. Düşüncelerine güvenmedikleri için düşünce özgürlüğünden korkuyorlar. Biz düşüncemize güvendiğimiz için düşünce özgürlüğünden korkmuyoruz. Biz rahatız."

"İnsan utanır"
CHP'nin Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasına tepki yürüyüşüne değinen Erdoğan, "İşte buyurun, 25 gün yürüdüler. Kimin güvenliğinde yürüdüler? Hükümetimizin güvencesinde yürüdüler. Herhangi bir şey oldu mu? Vatandaşlarımız herhangi bir şey yaptılar mı? Ankara'dan çıkıp, İstanbul'a gittiler mi, gittiler. Kimin güvencesinde? Hükümetin, güvenlik güçlerimizin. Mitinglerini de yaptılar mı, yaptılar. Herhangi bir şey oldu mu, olmadı. Hala bu hükümete kalkıp da siz 'Ülkede güvenlik yok.' diyemezsiniz, insan utanır." ifadesini kullandı.

"OHAL'in sınırlarını Batılıların çizmiş olduğu çizgiler içerisinde belirlemeyiz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda OHAL ile uğraşıp durulduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Kusura bakmasınlar, bu OHAL olmamış olsaydı bu kadar rahat, huzurlu olarak bu adımlar atılamazdı. OHAL'in sınırlarını da Batılıların çizmiş olduğu çizgiler içerisinde belirlemeyiz, onun sınırlarını biz belirleriz. Bu millet bize bu yetkiyi vermiştir, milletimizin verdiği yetkiyle de olağanüstü hali biz iş dünyamız daha rahat çalışsın diye yapıyoruz. Soruyorum, iş dünyasında herhangi bir sıkıntınız, bir aksamanız var mı? Biz göreve geldiğimizde, 15 sene önce Türkiye'de olağanüstü hal vardı ama bütün fabrikalar hep grev tehdidi altındaydı. Hatırlayın o günleri ama şimdi böyle bir şey var mı? Tam aksine, şimdi grev tehdidi olan yere biz OHAL'den istifadeyle anında müdahale ediyoruz. Diyoruz ki 'Hayır, burada greve müsaade etmiyoruz çünkü iş dünyamızı sarsamazsınız.' Bunun için kullanıyoruz biz OHAL'i. Tabii fotoğraf oldukça net. Bir yanda 80 milyon vatandaşı ve 780 bin kilometrekare vatan toprağıyla Türkiye Cumhuriyeti, diğer yanda ise ruhunu ve bedenini bir şarlatana adamış bir terörist örgüt vardır. Seçim bu ikisi arasında yapılacaktır. Meselenin insan haklarıyla hukukla adaletle uzaktan yakından ilgisi yoktur. Terör örgütleriyle mücadele dünyanın her yerinde nasıl yapılıyorsa bizde de aynı şekilde yapılıyor."

"Orada iki tank vardı, seni uğurladı"
"15 Temmuz gecesinde havalimanından kaçıp giden bir muhalefetin başı olduğunu" belirten Erdoğan, şu değerlendirmeleri yaptı:

"Artık bütün belgeler ortaya çıkmaya başladı. O geceyi Bakırköy Belediye Başkanı'nın evinden izleyen muhalefetin başı var. Şu anda konuşuyor ve 'kontrollü darbe' diyor. Havalimanından kaçacaksın, Bakırköy Belediye Başkanı'nın evinden, oradan 'kontrollü darbe'yi izleyeceksin, öbür taraftan da kalkıp, 'Darbe olduğu zaman tankların önüne ilk defa ben çıkarım' diyeceksin. Orada iki tank vardı, seni uğurladılar. Nasıl tankların önüne çıkmak bu. Tam aksine oradan kaçıp gittin ve tanklar da dostlarının geldiğini görünce, onlar sana yolları açtılar. Ama yüreği olan benim vatandaşım, yürekli olanlar kaçıp gitmediler, onlar tankların önüne yattılar."

"Lider eğer bir taşın arkasına saklanırsa..."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminin yaşandığı gece Atatürk Havalimanı'na indiklerinde F16'ların, helikopterlerin üzerlerinde uçmasına karşın orada halkla bütünleştiklerini ve 16 Temmuz'un öğle vakitlerine kadar da vatandaşlarla kaldıklarını vurgulayarak, şu görüşlere yer verdi:

"Çünkü bize kaçmak yakışmazdı. 'Lider eğer bir taşın arkasına saklanırsa, millet dağın arkasına saklanır' diye bizde güzel bir söz var. Öyle tüm hükümet, polis teşkilatı seni koruma altına alacak, sen de 25 gün yollarda yürüyecek ve ondan sonra karavanlarda akşamları gayet güzel bir şekilde geçireceksin. Bak, 'Adalet yürüyüşü yaptık'...Bunun adı 'adalet yürüyüşü' olmaz bunun adı 'Sözde adalet' olur ve sen partinin içerisinde, karşı aday olanlara tahammül edemeyecek kadar demokrasiye inanmış birisisin."

Ben takipçisi olacağım
Hukuk sistemini baştan sona yenilediklerini aktaran Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

15 Temmuz darbe girişiminin ardından getirdiğimiz olağanüstü hal uygulamasının sadece terörle mücadeleyle sınırlı olduğunu en iyi sizlerin biliyor olması gerekir. Ne kendi vatandaşlarımızdan ne de uluslararası yatırımcılardan herhangi birinin olağanüstü hal uygulamaları sebebiyle mağduriyet yaşaması söz konusu değildir. Böyle bir sorun varsa lütfen ilgili arkadaşlarımıza, hatta doğrudan şahsıma başvursun. Ben takipçisi olacağım.

Olağanüstü hali bahane ederek Türkiye'nin büyümesinin, gelişmesinin, ilerlemesinin önüne takoz koyan hiç kimsenin gözünün yaşına bakmayız. Terörle mücadelemizdeki ihtiyaç ortadan kalktığında bu uygulamayı elbette sona erdireceğiz. FETÖ davaları yavaş yavaş şekillenmeye başladı. PKK ile mücadelede de önemli bir mesafe aldık. Dolayısıyla her ne kadar çok sınırlı bir alanda uyguluyor olsak da olağanüstü halin çok da uzak olmayan bir gelecekte kalkması mümkündür.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Çocuk istismarına ağırlaştırıcı hükümler geliyor

Çocuk istismarına ağırlaştırıcı hükümler geliyor

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık